ARKEOLOJİEĞİTİMESKİŞEHİR GENELGeziKÜLTÜRMÜZESANATSARICAKAYATabiat AlanlarıTARİHTİYATRO

ESKİŞEHİR KÜLTÜR ŞEHRİ

İçerik Şeması

KÜLTÜR ŞEHRİ ESKİŞEHİR’DE NELER VAR

Yunus Emre’nin ve Nasreddin Hoca’nın kenti olarak bilinen Eskişehir, kent ve yaşam kalitesi en yüksek illerden biridir. Şüphesiz bunda kültürel yapısının çok büyük etkisi vardır. Bu yapı ile de diğer Anadolu kentlerinden ayrılır. Kentte;

  • 35 sinema salonu,
  • Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu,
  • Senfoni Orkestrası ,
  • Şehir Operası bulunmaktadır.

KÜLTÜR, ESKİŞEHİRİN TARİHİNDE VAR

Antik Frig kalıntıları ve arkeolojik eserlerin yanı sıra Selçuklu ve Osmanlı eserleri ve müzeleriyle zengin bir tarihî ve kültürel birikime sahiptir. Ayrıca doğal zenginlikleri olan kaplıcaları, mağaraları ve mesire yerleriyle de önemli bir turizm potansiyelini barındırmaktadır.

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti kabul edilmiştir. Şehrin genç ve dinamik nüfus yapısı, kentin ortasından bir gelin başı gibi geçen Porsuk ve çevresinde yapılan etkinlikler, Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenli olarak her sene gerçekleştirilen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu, film festivalleri ve sayısız etkinliklerle Eskişehir, Kültür Şehri unvanını boşuna almamıştır. Kentte faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve yerel organizasyonlar ile ulusal ve uluslararası etkinlikler Eskişehir’de gerçekleştirilmekte ve etkinlikler yoğun ilgi görmektedir.

Eskişehir’de Haller Gençlik Merkezi içinde Şehir Tiyatroları’nın ilk sahnesi olan Tepebaşı Sahnesi’nin dışında 600’er kişilik tiyatro, opera, bale ve konser salonları ile çok amaçlı sergi salonu bulunan Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı bulunur.

ŞEHİR TİYATROSU

40 yıllık bir aradan sonra 2001 yılında Şehir Tiyatroları tekrar perdesini açmıştır. Oyunları sürekli kapalı gişe oynayan Şehir Tiyatrosu yaratıcı drama, geleneksel tiyatro, gençlik tiyatrosu gibi birimleri sayesinde eğitimler de vermektedir. Çocuk Tiyatrosunu da bünyesinde barındırmaktadır. Şehir Tiyatroları, yerli ve yabancı festivallerde Eskişehir’i temsil etmektedir. Şehir Tiyatrosu, genç kadrosu ile de dikkat çekmektedir.

Değerli Eskişehirliler bugün görkemli bir Sanat ve Kültür Sarayına sahipsiniz. Bu sanat kompleksinde yalnızca tiyatro ve güzel sanatların çeşitli dallarına ait eserlerin sergilerini değil, Devlet Opera ve Balesi ile işbirliği yapılarak, sürdürülebilir opera, bale, konser gibi çeşitli üst düzeydeki sanat etkinliklerini de izleme imkanını bulabileceksiniz.

Göreceksiniz, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Türk Tiyatrosunun, Senfoni Orkestrası ise Türkiye’nin göz bebekleri olacaktır. Yakın gelecekte, kendi kadrolu belediye operası bulunan ilk kent ünvanı da kentimize ait olacaktır. Hedef bu …Eskişehir’li hemşehrilerime layık olan da budur…

Sanatçı arkadaşlarımızın hepsi bu hedef doğrultusunda kalitesi yüksek yapımlara imza atmak için canla başla çalışıyorlar. Onları kutluyorum. Tabi ki onlara hakkettiği değeri veren sizleri de… Hepinize keyifli bir tiyatro sezonu diliyorum.

Yılmaz BÜYÜKERŞEN
ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI

Haller Gençlik Merkezi Tepebaşı Sahnesi
Açılış Tarihi :27 Mart 2001
Koltuk Sayısı: 202 + 4 

Büyükşehir Sanat Merkezi Turgut Özakman Sahnesi
Açılış Tarihi : 08 Nisan 2002
Koltuk Sayısı: 178 + 4 

Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Sahnesi
Açılış Tarihi : 30 Ekim 2004
Koltuk Sayısı: 567 + 8 

Büyükşehir Sanat Merkezi Ergin Orbey Sahensi
Açılış Tarihi : 28 Şubat 2009
Koltuk Sayısı: 175 + 4 

Sultandere Kültür Merkezi Tiyatro Sahnesi
Açılış Tarihi : 27 Mart 2011
Koltuk Sayısı: 168 + 4 

Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi
Açılış Tarihi : 25 Aralık 2013
Koltuk Sayısı: 1133 + 8 

ULUSLAR ARASI FİLM FESTİVALİ

Uluslararası Eskişehir Festivali, kentteki kültür sanat faaliyetleri içinde çok büyük ve önemli bir yerdedir. İlki Zeytinoğlu Eğitim, Bilim ve Kültür Vakfı tarafından yapılan “Uluslararası Eskişehir Festivali’ daha sonra Kentsel Gelişim Vakfı tarafından gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Festival, her sene sonbahar aylarında düzenlenir. Festival kapsamında dünyanın birçok ülkesinden sanatçılar ve sanat toplulukları Eskişehir’de sanatseverlerle buluşmaktadır. Klasik müzikten, etnik müziğe, sinema filmlerinden tiyatro ve resim atölyelerine sanatın farklı dalları yaklaşık 10 gün boyunca Eskişehir’de sergilenmekte ve sanatseverlerin beğeni ve ilgisine sunulmaktadır.

SENFONİ ORKESTRASI

Eskişehir’de biri Anadolu Üniversitesi’nin diğeri de Büyükşehir’in bünyesinde olmak üzere iki senfoni orkestrası bulunmaktadır. Genç sanatçı topluluğundan oluşan Orkestra; yerli, yabancı pek çok sanatçıyı Eskişehir’e getirmekte ve dünya çapında sanatçılarla konserler düzenlemektedir.

ULUSLAR ARASI ÇOCUK TİYATROLARI FESTİVALİ

Eskişehir’deki bir diğer önemli sanat organizasyonu da Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali’dir. Her sene mart ayında düzenlenen festivalde yerli ve yabancı birçok tiyatro topluluğu Eskişehir’de sahne almaktadır.

ULUSLAR ARASI PİŞMİŞ TOPRAK SEMPOZYUMU

Tepebaşı Belediyesi tarafından her sene hayata geçirilen uluslararası bir bilim, sanat ve kültür etkinliğidir. Sempozyum nedeniyle dünyanın en başarılı sanatçıları Eskişehir’e gelmektedir. Sempozyum sonunda bir bildiri yayınlanmaktadır.

TARİHİ KALINTILAR

Eskişehir M.Ö. 4000 yıllarına dayanan tarihe sahiptir. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bölge, doğal konumu ve toprağının verimliliği nedeniyle, tarih öncesi dönemlerden bu yana, önemli yerleşim merkezlerinden biri olmuştur. Yapılan arkeolojik çalışmalar, Eskişehir’in çok eskilere, Paleolitik döneme değin uzandığını ortaya koymaktadır.

Şarhöyük

Prehistorik ve klasik çağları içeren zengin bir yerleşim yeridir. Höyük 200 metre çapında 30 metre yüksekliğindedir.

Karacaşehir Höyük ve Kalesi

Dorylaion merkezi ve kale kalıntılarının bulunduğu bir tepenin eteğindedir. Kale Bizanslılardan kalmış olup içinde yıkıntılar halinde binalar, sarnıç, sokaklar ile içsular bulunur.

Midas (Yazılıkaya)

Burasının ilkçağlardan bu yana yerleşim alanı olduğu; Frigler, Lidyalılar ve Persler döneminden kalan kalıntılardan anlaşılmaktadır. Çok sayıda kaya anıtı, yazılıtaş, yeraltı geçidi, yeraltı mağarası, çeşme bulunmuştur. En ünlüsü Midas Mezarı olarak bilinen Yazılıkaya’dır.

Nikolei (Seyitgazi)

M.Ö. 800-600 yıllarında bölgeye yerleşen Frigler, M.Ö. 738 yılında Prymenesia adında bir şehir kurmuşlardır. Yine aynı şehir adına basılan sikkelerden anlaşıldığı üzere M.Ö. 347 yılında kent Roma İmparatorluğu tarafından Nikolei adıyla yeniden kurulmuştur. Kent kalıntıları arasında Bizanslılara ait surlar ve kale bulunmaktadır.

Pessinus (Ballıhisar)

Sivrihisar’a 16 km uzaklıkta Frigler’den kalma bir yerleşim
yeridir. Yapılan kazılarda ana tanrıça Kybele’nin tapınağı, tiyatro, stadyum, su kanalı ve nekropoller ortaya çıkarılmıştır.

Justinianapolis (Sivrihisar)

Hitit, Frig, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin önemli merkezlerindendir. Bizans İmparatoru Justinianus tarafından kurulmuştur. Doğanlı Kale, Deveboynu Kale, Gerdek Kaya, Bahseyiş Anıtı, Hisar Kale, Pişmiş Akpere ve Görgöz Kaleleri ilçenin diğer arkeolojik değerleridir.

ESKİŞEHİR TÜRK VE İSLAM ESERLERİ

Aladdin Camii

Kent merkezinde, Alaaddin Parkı içindedir. XII. yy.’ın ilk çeyreğinde Anadolu Selçuklu Hükümdarı I. Alaaddin Keykubat zamanında yapıldığı sanılmaktadır. TDKB Kalıcı eserler projesi kapsamında restore edilmiştir.

Kurşunlu Camii ve Külliyesi

Odunpazarı’ndadır. 16’ncı yy.’da Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman devrinde Çoban Mustafa Paşa yaptırmıştır. Camii, Medrese, Kervansaray ve Aşhaneden oluşmaktadır. Onarıldıktan sonra 1996 yılında müzeye dönüştürülmüştür.

Seyit Battal Gazi Külliyesi

Seyitgazi ilçesinde 12’nci yy.’da yapılmıştır. Camii, türbe, medrese, imarethane, tekke, konuk odası bölümlerinden oluşmaktadır. Yazıtlarından 12’nci yy. başlarında Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yapıldığı, 1511 yılında II. Beyazıt zamanında onarıldığı anlaşılmaktadır. 1966 yılında müze olmuştur.

Yunus Emre Türbesi

Halkın dilinde ve gönlünde yüzyıllardır yaşayan bu ünlü halk ozanının türbesi Eskişehir-Ankara demiryolunun üzerinde Sarıköy istasyonu yakınlarındadır. Mezartaşının ön cephesinde yazılı olan “Gelin Tanış Olalım, İşi Kolay Kılalım, Sevelim Sevilelim, Bu Dünya Kimseye Kalmaz” sözlerinde Yunus Emre’nin yaşam felsefesi özetlenmektedir.

Ulu Camii

Sivrihisar’dadır. Zamanında ormanlık olan bölgede bulunan cami, ağaç işçiliğinin ilginç örneklerinden biridir. Yazıtlara göre 1274-1275’de Emineddini Mikail tarafından yaptırılmış olup, 1439-1440 tarihleri arasında onarılmıştır.

Şeyh Edebali Türbesi

Şeyh Edebali, Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey’in kayınpederidir. Şeyh Edebali’nin türbesi Odunpazarı Mezarlığı’nın içindedir. Türbe, II. Abdülhamit tarafından restore edilmiştir.

Şeyh Şahabattin Türbesi

İçinde iki sanduka bulunan ve yeni bir dikdörtgen yapı olan türbe, Kurşunlu Camii’nin batısında yer almaktadır.

Nasrettin Hoca’nın Evi

Ünlü mizah ustası Nasrettin Hoca, 605 (1208-1209) yılında Sivrihisar’ın Hortu Mahallesi’nde doğmuştur. İlk bilgilerini köy imamı olan babasının yanında öğrenmiştir. Hocanın ayrıca Konya Medresesi’nde okuduğu, Akşehir’ de, Sivrihisar’ da ders okutup imamlık ve hatiplik yaptığı sanılmaktadır.

Doğanlı Kale

Bu kale, Seyitgazi ilçesinin Çukurca Mahallesi yakınındadır. Kalenin üst kısmındaki kaya “doğan”a benzediğinden bu ismi almıştır. Bir Frig eseri olan Doğanlı Kale’nin iç kısmına, Bizans ve Roma çağlarında, yeraltı geçitleri ve mezar ilave edilmiştir. Yapı, içindeki merdivenler ve odalarla delik deşik bir görünüm sergilemektedir.

Alemşah Kümbeti

Sivrihisar’da bulunan bu kümbet, Selçuklular tarafından, 1321 yılında Melik Şah’ın kardeşi Sultan Şah adına yapılmıştır. Çatısı, piramit tarzındadır. Tarihî bir yapı olan bu kümbet, biri mescit, diğeri mezar olmak üzere iki katlıdır.

Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi ve Türbesi

Hacı Bektaşi Veli halifelerinden olup, yaşadığı tarihler bilinmemekle birlikte türbesinin 1515 yılında, Yavuz Sultan Selim zamanında Mürvet Ali Paşa tarafından yaptırıldığı kesindir. Bir adı da “Varlıklı Sultan”dır. Horasan’dan geldiği ve Anadolu’da birçok yer gezdikten sonra Seyitgazi İlçesi Arslanbeyli Mahallesi’ne yerleştiği söylenir. Sekizinci İmam Rıza soyundan, dünyadaki dört Veli’den birisi olarak kabul edilmektedir. Külliyesinde kendisi dışında Mürvet Ali Paşa Türbesi, aşevi, cemevi gibi bölümler vardır. Adına her yıl Haziran ayında şenlikler düzenlenir.

ODUNPAZARI EVLERİ

Odunpazarı Evleri Eskişehir‘in dünya kültür mirasına eklediği en önemli eserler arasında yer almaktadır. Tarihten bu yana Evliya Çelebi’nin de içinde bulunduğu pek çok gezgin tarafından övgüyle bahsedilen bu mekânlar Eskişehir açısından önemli turizm merkezlerinden biridir.

Odunpazarı Evleri Eskişehir’in iki merkez ilçesinden Odunpazarı Belediyesi sınırları içindedir. Eskişehir’in en eski yerleşim yeri olan bu evler tarihsel ve kültürel önemi göz önüne alınarak belediye tarafından restore edilmiştir

Eskişehir Odunpazarı Evleri, tarihi Atatürk Lisesi civarında kalan bölgededir. Burada çeşitli müzeler, kültürel ve ticari değer taşıyan mağazalar, birkaç sahaf, dernekler ve kültür merkezleri bulunmaktadır. Bölgedeki en önemli eserler arasında tarihi Kurşunlu Külliyesi ve Atatürk Lisesi sayılabilir.

Eski tarihlerde Hamamyolu Yediler Parkı civarında şehrin ticari hayatı şekillenirken bu bölgede de yerleşim yerleri oluşturulmuştur. Halen Hamamyolu bölgesi önemli alışveriş merkezleri arasındadır. Odunpazarı Evleri içinde yer alan bazı evler de halen konut olarak kullanılmaktadır.

Eskişehir Odunpazarı Evleri’nin tarihi Eskişehir tarihiyle özdeştir. Daha çok Türkmen izleri taşıyan bu evlerde Osmanlı ve Türkmen yerleşim biçimleri yansıtılmıştır. Muhafaza ve restore edilmiş bu evler genellikle iki katlıdır. Bölgeyi gezerken aniden karşınıza çıkan şirin, tek katlı bahçeli evleri saymazsanız evlerin geneli bir taşra ihtişamıyla inşa edilmiştir.

Bu evler iki katlıdır. Alt katlarında hol, mutfak depo gibi bölümler bulunmakta, aynı zamanda genellikle arka bahçeye çıkan kapılar da buradaki hol bitiminde yer almaktadır. Üst katlarında ise odalar bulunmaktadır. Bu gün evlerin mimari yapısının zarar gördüğü bilinse de halen eski biçimini muhafaza etmiş yapılar da bulunmaktadır.

MÜZELER

Odunpazarı Belediyesi Lületaşı Müzesi

Lületaşı Müzesi Kurşunlu külliyesi içinde bulunur.

Müzede pipoların yanı sıra lületaşından işlenerek yapılan takılar, hatıra ve kullanım eşyaları ile ulusal ve uluslararası yarışmalara katılan heykelcikler yer almaktadır. Müzede ellinin üzerinde sanatçıya ait dört yüz eser sergilenmektedir. Müze, Odunpazarı Belediyesi tarafından ziyarete açılmıştır. Lüle taşının ulaştığı teknik ve estetik birikiminin sergilendiği müzede seçkin ürün yer almaktadır. Eskişehir’e gelen konukların ilk duraklarından biri olan müze, ustaların hünerli ellerinden çıkan ürünleri görmek isteyenlere kapısını açmaktadır.

Çağdaş Cam Sanatları Müzesi

Yerli ve yabancı 50’ye yakın çağdaş cam sanatçısının eserlerinin bulunduğu müze Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi ve Cam Dostları Grubu’nun işbirliği ile oluşturulmuştur.

Cumhuriyet Tarihi Müzesi

Anadolu Üniversitesi, Mimar Kemalettin’in 1916 yılında Turan Numune Mektebi olarak yaptırdığı binayı restore ederek 23 Nisan 1994’te Cumhuriyet Tarihi Müzesi olarak ziyarete açmıştır. Müzenin kuruluşundaki amaç Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurtuluş Savaşı sonrasında kültürel, siyasi, ekonomik, sosyal yapılanmasını belgelerle topluma yansıtılmak istenmesidir. Müzede Atatürk’ün giysileri, masa saati, tabak, çatal, bıçak, kaşık, kahve fincanları, ağızlığı, tespihi, bastonu, kılıcı, kırbacı, tabancası sergilenmektedir.

Bunların yanı sıra Çanakkale ve Sakarya Savaşlarına, Kongrelere, İnönü Savaşlarına, Büyük Taarruz’a, cumhuriyetin ilk yıllarına ait 131 fotoğraf, Atatürk’ün yaşamının çeşitli dönemlerine ait portreler de onları tamamlamaktadır. Ayrıca Kurtuluş Savaşı’nın özeti, devrimleri yansıtan bir resim ve Kurtuluş Savaşı ile Cumhuriyet Döneminde büyük hizmetleri olan Yavuz Kruvazörü, Muavenet-i Milliye, Nusret Mayın Gemisi, Alemdar Kurtarma Gemisi, Sütlüce Bandırma Vapuru ve Savarona gemilerinin maketleri de sergilenmektedir. Müzede Atatürk ile ilgili video kasetlerini ve Atatürk ile Türkiye Cumhuriyeti’ni konu eden kitapları içeren bir de kitaplık bulunmaktadır.

Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi

Müze, Türkiye’de bir ilk olan Anadolu Üniversitesi Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin yan kuruluşudur. Müzede; daimi sergi, değişken sergi bölümleri, portreler odası, Türk karikatür ustaları odası, Eskişehirli karikatürcüler odası ile kitaplık bölümleri bulunmaktadır.

Müzede karikatür çalışmalarının yapılabileceği mekânlar da tasarlanmıştır. Müzede karikatür arşivindeki eserler sergilenirken, alt kat salonunda yerli ve yabancı karikatürcülerin sergileri de aralıklı olarak sürdürülmektedir. Böylece sık sık yapılacak değişikliklerle yaşayan bir müze amaçlanmaktadır.

Seyitgazi Bor ve Etnoğrafya Müzesi

1207 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubad’ın annesi Ümmühan Hatun tarafından yaptırılan Tarihi Selçuklu Hamamı ilçede Bor ve Etnoğrafya Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Eti Arkeoloji Müzesi

Eskişehir Arkeoloji Müzesinde eserler Tabiat Tarihi, Tarih Öncesi Çağ Eserleri, Klasik Çağ Eserleri, Sikke ve Taş Eserleri seksiyonlarından meydana gelmiştir. Müzenin Tabiat Tarihi Seksiyonunda Eskişehir ve çevresinden derlenen hayvan ve bitki fosilleri teşhir edilmektedir. Bunlar arasında en eski bir file ait diş ve kemikler bu bölümün en önemli eserleri arasındadır.

Tarih Öncesi Çağ Eserleri seksiyonunda Eskişehir çevresinde bulunmuş Tarih Öncesi Çağlara ait eserler bulunmaktadır. Kalkolitik Çağ’dan (M.Ö. 5500) Hitit Çağı’na (M.Ö. 2. binyıl) tarihlenen pişmiş toprak kaplar, madeni eşyalar, taş idoller, bu bölümde sergilenmektedir. Ayrıca Tunç Çağına ait mezar buluntuları, madeni kap kacaklar, iğne, balta, bıçak, hançer ve süs eşyalarından oluşan eserler de onları tamamlamaktadır. Müze, Eti tarafından yeni bir binaya kavuşturulmuştur.

Çağdaş Sanatlar Müzesi

Anadolu Üniversitesi Yunusemre Kampüsü’nün merkezinde yer alır. Müze koleksiyonu yıllar içinde oluşan sanatsal birikimin sonucu gerçekleşmiştir. Önce Uygulamalı Güzel Sanatlar Yüksek Okulu, daha sonra Güzel Sanatlar Fakültesi’nin denetiminde Türk sanatına aralıksız 10 yıl hizmet veren Palet Sanat Galerisi, burada ürünlerini sergileyen yerli, yabancı sanatçıların yapıtlarını üniversite koleksiyonuna kazandırmıştır. Üniversite koleksiyonundan seçilen yapıtlarla da Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin koleksiyonu oluşturulmuştur. Zaman içerisinde zenginleşecek müze koleksiyonunda 186 Türk , 51 yabancı , 237 sanatçının yapıtı bulunmaktadır.

ESOGÜ Zooloji Müzesi

Eskişehir ve çevresinin biyolojik çeşitliliğinin tanıtımı için bir araya getirilen koleksiyonlar, zooloji müzesinde, halkın hizmetine sunulmakta ve doğa bilincinin gelişmesine büyük katkı sağlanmaktadır.Dönem dönem yaklaşık 1200 örneğin sergilendiği müzede, böcekler, kabuklu canlılar, balıklar, sürüngenler, kuşlara ait örnekler ile birçok balık ve memeliye ait iskeletler büyük ilgi görmektedir. Müzeyi her yaş gurubundan ziyaretçiler gezmekte, gelen ziyaretçilere kısaca sergilenen hayvanlar hakkında bilgi verilmektedir.

Hava Müzesi

Anadolu Üniversitesi Yunusemre Yerleşkesi’nin karşısında yer alan Havacılık Müzesi 1998 yılında açık teşhir olarak ziyarete açılmıştır. Müzede, çeşitli tip ve modellerde sivil uçaklar ve savaş uçakları görülebilir. Kapalı bir mekânda ise pilot giysileri, rozetler, maket uçaklar ve uçak motorları yer almaktadır.

İnönü Karargâh Binası ve Savaş Müzesi

Kurtuluş Savaşı’nda Garp Cephesi Komutanı İsmet İnönü’nün Karargâh Binası olarak kullandığı evde oluşturulan müze 2001’de açılmıştır. Müzede İnönü Savaşları’nı içeren fotoğraflar, İnönü’nün ve diğer kumandanların vermiş oldukları cephe emirleri, Akşehir ll85 Sefer Malzeme Ana Depo Komutanlığı’nca verilen silahlar, İnönü Kaymakamlığı’nın savaş alanından topladığı silahlar ve askeri malzemeler sergilenmektedir. Ayrıca müzede İsmet İnönü’nün resmi üniformalarının kopyaları, Eskişehir Arkeoloji Müzesi etnografya bölümünden getirilen yöresel etnoğrafik eserler görülebilir.

Odunpazarı Belediyesi Cam Atölyeleri ve Müzesi

Mesleki ve sanat eğitiminde Odunpazarı Meslek ve Sanat Edindirme Kursları (OMEK) bünyesinde, 2007 yılında açılan alevde cam işleme atölyesi bulunmaktadır. Aynı zamanda burada kursiyerler tarafından yapılan eserler sergilenmekte ve kendileri tarafından satışa sunulmaktadır.

Kent Belleği Müzesi

Kent Belleği Müzesi, sanatsal veya tarihi objelerin sergilenmesinden ziyade, Eskişehir’in geçmişinden bugüne gelişiminde rol oynayan ve Eskişehir’e özgü olan unsurların dijital ortamda kayıt altına alındığı yepyeni bir anlayışa dayanan bir müze olarak tasarlanmıştır.

Demiryolları Müzesi

TCDD 1. Bölge Müdürlüğü ile TÜLOMSAŞ Genel Müdürlüğü tarafından temin edilen malzemelerle kurulan müze 1998’de ziyarete açılmıştır. 106 yıllık tarihi binada kurulan müze, ziyaretçilerini tarih yolculuğuna çıkarmaktadır. Müze bahçesinde motorlu ve elle çalışan drezinler, hemzemin geçit ve bariyerler, buharlı vidanjör, su tankeri, raylar ve lokomotifler bulunmaktadır.

Yunus Emre Müzesi

Mihalıççık’a bağlı Yunus Emre Beldesi’ndeki Yunus Emre Müzesi l974 yılında Kültür Bakanlığı tarafından ziyarete açılmıştır. 13. yüzyılda Eskişehir’de bulunan Yunus Emre’nin mezarı Yunan işgali sırasında yıkılmış, l949 yılında yapılan bir çeşmenin arkasına taşınarak yeni bir mezar yapılmıştır. Bu mezar XIII. yüzyıl Selçuklu mimarisi üslubunda yapılmış, rumi, palmet dekorlu mezar lahdi birbirlerine kemerlerle bağlanmış, sekiz sütunlu etrafı açık anıt mezarın ortasına yerleştirilmiştir.

Bu anıt mezarın bulunduğu yere l982’de bir kültür evi, cami ve şadırvan eklenmiştir. Aynı zamanda buraya Yunus Emre’nin bir de heykeli konulmuştur. Kültür evinde kurulan müzede ise Yunus Emre’yi tanıtan kitaplar, Yunus Emre’nin dörtlüklerini içeren levhalar sergilenmektedir. Burada Yunus Emre’nin ilk mezarından arta kalan mimari parçalar ile bazı etnografik eserler de bulunmaktadır.

Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi

Müzede başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gerek sivil gerek askeri dönemlerine ilişkin çok sayıda balmumu heykeli yer almaktadır. Atatürk’ün aile bireylerinin, Osmanlı İmparatorluğu’na yön veren padişahların, kurtuluş savaşı komutanlarının, yerli ve yabancı devlet adamlarının, gazetecilerin, yazarların, sinema, tiyatro ve ses sanatçıları ile Eskişehir’in değerlerinden oluşan 160’ın üzerinde heykel bulunmaktadır.

Ballıhisar/Pessinus Açıkhava Müzesi

Sivrihisar ilçesi Ballıhisar (Pessinus) antik kentinde Eskişehir Valiliği’nin desteği ve Eskişehir Arkeoloji Müzesi’nin katkıları ile 1988 yılında bir açık hava müzesi düzenlenmiştir. Antik kentte sürdürülen kazılar sonucu ortaya çıkarılan taş eserlerin bir kısmı müzenin bahçesinde küçük parçalar ise tek katlı yapıda sergilenmektedir.

Eskişehirspor(eses) Müzesi

Kurşunlu Külliyesi karşısında bulunan 3 katlı eski Odunpazarı konaklarından olan ev, Mayıs 2013 tarihinde Eskişehirspor’a tahsis edilmiş ve müze haline dönüştürülmüştür. Eskişehirspor Kulübü’nün kuruluşu olan 1965 yılından bu yana alınan çeşitli kupalar, madalyalar ve futbolcu fotoğrafları burada sergilenmektedir.

TERMAL TURiZM

Yeraltı suları açısından nitel ve nicel olarak, son derece zengin olan Eskişehir’de termal su, çok eski çağlardan beri yaygın olarak kullanılmaktadır. Pek çok bilimsel ve akademik tartışmada antik Dorlaion kentinin kuruluş yeri olarak, Eskişehir merkezindeki sıcak sular bölgesi gösterilmektedir.

Eski Yunanlı yazar Athenaus, M.Ö. 200 yıllarında yazdığı kitabında içilebilen sıcak sulardan söz etmektedir. Bizans döneminde Eskişehir, şifalı sıcak suları nedeniyle, Bizans imparatorlarının dinlenme merkezlerinden birisi olmuştur.

Roma döneminde Köprübaşı ve Sıcak Sular bölgelerinde bulunan hamam ve kaplıcalar nedeniyle Eskişehir, tercih edilen bir yerleşim yeri olmuştur. Eskişehir bir su kentidir. Eskişehir’e su kenti olma özelliğini sağlayan öğelerden birincisi ilin merkez ve çarşısındaki şifalı su kaynaklarıdır. Bu nedenle Eskişehir, tarih boyunca şifalı Frigya-Phreygia Salutaris olarak bilinen bölgenin önemli yerleşimlerinden birisi olmuştur.

Termal turizm potansiyeli açısından oldukça zengin olan Eskişehir’de Çardak Kaplıcası maden suyu, birinci derecede önemli ve öncelikli termal kaynak suları arasındadır. Yine; Kızılinler, Yenisofça, Hasırca termal kaynağı ve Sakarıılıca termal kaynağı, Türkiye’nin üçüncü derece önem ve öncelikli termal su kaynaklarındandır.

Kent merkezi, halen yıkanma amaçlı hamamlarda kullanılan termal sular açısından çok zengin olan Eskişehir’de, termal kaynaklar il merkezi de dâhil olmak üzere il yüzeyinin tamamına dağılmış haldedir. Merkez İlçe, Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, İnönü, Mihalgazi, Mihalıççık ve Sarıcakaya ilçelerinde termal olanaklar belli ölçülerde değerlendirilmektedir.

Eskişehir Kaplıcası (Merkez)

İl merkezinde, Porsuk Çayı’nın güney kıyısında, geniş bir alandaki 5 kaynaktan oluşmaktadır. Merkezdeki hamamlar kaplıca suyundan kendi açtıkları artezyen kuyuları ya da belediyenin açmış olduğu kaptaj kuyusu yoluyla yararlanmaktadır. Suyun ana kaynağı, kaptaj kuyusu olup, sıcaklığı 38-45 ˚C arasında değişmektedir. 30lt/sn miktarında çıkan su, Merkezde Odunpazarı semtinde verilen kullanma suyuna katılmaktadır.

Eskişehir merkez kaplıcaları, tıbbi amaçlı olduğu kadar mevcut konaklama imkanları ile turizm amaçlı da kullanılmaktadır. Böbrek taşları, safra kesesi, gut ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir. Bu Hamamlardan bazılarının adları Has Otel Termal, Yeni Hamam, Erkekler Hamamı, Bahçeli Hamam v.b.dir.

Hasırca Kaplıcası (Merkez)

Türkiye’nin 3. derece önemli ve öncelikli kaplıcaları arasında yer almaktadır. İl merkezine 30 km. Kızılinler Mahallesi’ne 15 km uzaklıkta çiftlik içerisinde bulunan yuvarlak bir havuzun içinden kaynaklanmaktadır. Dışarıda büyük bir yüzme havuzunda toplanan su, sonradan toprağa bırakılmaktadır. Yüzme sporu için yararlanılan suyun kimyasal ve fiziko-kimyasal tahlili yapılmıştır. Bikarbonat, sülfat, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve bromür içeren kaplıca suyunun debisi 4 lt/sn, sıcaklığı 32 ˚C dir ve oligometalik bir maden bulunur. Romatizmal hastalıklara, dolaşım ve kalp hastalıklarına, sinir sisteminin uyarılmasına ve metobalizma bozukluklarına iyi gelmektedir.

Kızılinler Kaplıcası (Merkez)

Eskişehir’e 13 km uzaklıkta Merkez, Kızılinler Mahallesi’ndedir. Köyde bitişik nizamda pansiyon tipinde 4 odada kaplıca hizmeti verilmektedir. Kimyasal ve fiziko-kimyasal analizi yapılan su bikarbonat, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve bromür içermektedir. Debisi 0,4 lt/sn olan suyun sıcaklığı 38˚ olup, mide, böbrek, bağırsak, romatizma, kadın hastalıkları ve cilt hastalıkları tedavisinde yararlıdır. Kızilinler Mevkii, 08.12.2006 tarih ve 26370 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.11.2006 tarih ve 11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Termal Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir.

Aşağı ve Yukarı Ilıca (Merkez)

İl merkezinin 30 km güneyinde, Kalabak Deresi’ne karışan Ilıca Suyu kenarındadır. Kaynaklar basit duvarlar içindedir. Suları sıcak, doğal lezzette hafif kükürtlüdür. Ağrılı hastalıklar ve en çok yıkanmak için kullanılır.

Uyuzhamam Kaplıcası (Alpu)

Alpu’nun 16 km güneydoğusunda aynı isimli köyden çıkan su, üzeri 1,5 m derinliğinde ve 5×4 m boyutlarında duvarla çevrili iki havuzun birinden kaynayıp diğerinden taşmaktadır. 29 ˚C sıcaklığındaki kaplıca suyunun debisi 1 lt/sn’dir. Toprak alkali hidrokarbonatlı sular gurubuna giren uyuz hamamı suyundan içme ve banyo uygulamalarıyla yararlanılır. Kaplıca suyu özellikle deri hastalıklarında olumlu etki yapmaktadır. Ayrıca suyun yatağındaki çamur da bu hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Kaplıcada tesis bulunmamaktadır.

Çifteler Hamamı (Çifteler)

Kırkızbaşı Mahallesi’nin yakınında Sakarya başındadır. Basit bir hamamı vardır. Sular dere oluşturacak kadar boldur. Ağrılı hastalıklara iyi gelir.

Çardak (Hamamkarahisar) Kaplıcası (Günyüzü)

Sivrihisar Polatlı yolundan Günyüzü’ne ayrılan yolun 15. km’sinde Hamamkarahisar adlı mahallenin yakınında bulunan kaplıcanın suyu hafif eğimli bir tepenin yamacındaki tek bir kaynaktan çıkmaktadır. 35 ˚C sıcaklıktaki suyun debisi 45 lt/sn’dir. Kaplıcada yer alan ve tarihsel değeri de olan iki hamamın içinde 1,5 m derinliğinde ve 6×6 m boyutlarında biri erkeklere biri kadınlara ayrılmış iki havuz vardır.

Sakarılıca Kaplıcası

İl merkezinin 32 km kuzeyinde Sakarya vadisinde bir sel yatağından kaynaklanmaktadır. Sıcaklığı 43-48 ˚C arasında değişen ve debisi 3 lt /sn olan kaplıca suyu, yörede bulunan hamamlara tümüyle örtülü bir kaptaj kuyusundan üstü kapalı bir kanalla gelmektedir. Suyun analizi yapılmıştır. Akan suyun sıcaklığı 53 ˚C’dir. Sakarıılıca Mevkii, 17.10.1993 tarih ve 21731 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi ilan edilmiş ve 16.12.2006 tarih ve 26378 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 04.12.2006 tarih ve 11354 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Termal Turizm Merkezi sınırları genişletilmiştir.

Yarıkçı Kaplıcası (Mihalıççık)

Mihalıççık ilçe merkezinin güneydoğusunda Sazak İstasyonu’nun kuzeyinde, Yarıkçı Mahallesi’nin doğusunda, Hamam Dağının eteğinde, Hamam Deresinin kenarındadır. Denizden yüksekliği 900 m’dir. Sıcak ve soğuk hamamları vardır. Suları kalsiyum karbonat biriktirmekte, bunların örnekleri vadide taşlaşmış çağlayanlar şeklinde görülmektedir. 39˚C deki sular fazla kükürt kokuludur. İçinde kükürt de bulunmaktadır. Karbondioksitten yana çok zengindir. Romatizma, yara ve felçlere iyi gelir. Pek çok sayıda kaynak bulunmaktadır. İki kaynağın üstü kubbe ile örtülerek kaplıca haline getirilmiştir. Sıcak sular banyo binasındaki havuzların dibinden ve köşelerden çıkmaktadır. Havuzlar dört köşelidir.

Laçin Maden Suyu (Sarıcakaya)

Sarıcakaya ilçe merkezinin 13. km doğusunda Laçin Mahallesi’nde çıkan maden suyundan, Laçin markası olarak, doğal zengin mineralli su ve meyve aromalı mineralli gazlı içecek üretimi yapılmaktadır.

ESKİŞEHİR EĞİTİM ŞEHRİ KİMLİĞİ

Eskişehir’in sahip olduğu birçok unvanın arasında “Öğrenci Kenti” ve “Üniversite Kenti” tanımlamaları da vardır. 1950’li yılların sonlarında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin kurulmasının Eskişehir’de ciddi bir eğitim hamlesinin başlamasında kuşkusuz büyük bir payı vardır. Kent ile bütünleşen Akademi, gerek sosyal doku gerek ekonomi gerekse de kültürel yapı üzerinde büyük etki yaratmıştır.

Yıllar içinde Akademi’nin Anadolu Üniversitesi adını almasıyla birlikte bünyesinde bulunan birçok fakülteden komşu illerde yeni üniversiteler oluşturulmuştur. Eskişehir’in üniversiteyi ve üniversiteliyi kabullenmesi, birçok Anadolu ilinde yaşanan olumsuz ve istenmeyen kabullenmeyişin aksine uyum sağlaması kentin bugün sahip olduğu “Üniversite Şehri” unvanını haklı yerlere oturtur.

Anadolu Üniversitesi tarafından 2008 yılında yapılan “Anadolu Üniversitesi’nin Eskişehir’e etkileri ve şehrin üniversiteyi algılayışı” isimli çalışmada Eskişehirlilerin %96,6’sı “Anadolu Üniversitesi’nin Eskişehir’de olması benim için gurur kaynağıdır” cevabını vermiştir. Katılımcıların %95,8’i Anadolu Üniversitesi, “Eskişehir’in ekonomik kalkınmasında önemli bir rol oynar” derken %94,5’i “üniversitenin Eskişehir’in sosyal hayatını renklendirdiğini” ifade etmiştir. %94,4’ü Üniversitenin şehrin yaşam kalitesini yükselttiğini ifade etmiştir.

Aynı araştırma göstermiştir ki, Anadolu Üniversitesi’nin şehrin sosyal yaşamını zenginleştirerek kültür düzeyini arttırdığı konusunda Eskişehir halkının büyük bir çoğunluğu hemfikirdir (%94). Ayrıca Eskişehirlilerin büyük bir çoğunluğu yaşadıkları şehrin değişmesinde ve Eskişehir’in modern, çağdaş ve hoşgörülü bir şehir olmasında Anadolu Üniversitesi’nin önemli bir katkısı olduğu fikrini paylaşmaktadır. (%92)

Eskişehir sadece üniversiteleri ile değil mesleki eğitimde Türkiye ortalamasının üzerinde olmasıyla da dikkat çekmektedir. Eğitim gelişmişlik sıralamasında 2’inci, eğitim gelişmişlik endeksinde 3’üncü sırada olması eğitimin Eskişehir için önemini ortaya koymaktadır.

Eskişehir’de ortaöğretim kurumlarında okullaşma oranlarına bakıldığında da Türkiye ortalamasının üzerinde veriler karşımıza çıkmaktadır. Gerek genel ortaöğretimde gerekse de mesleki ve teknik ortaöğretimde okullaşma oranı Türkiye’nin hayli üzerindedir.

BİLİM ŞEHRİ KİMLİĞİ

Eskişehir ileri teknoloji üreten sanayisi ve sahip olduğu 2 üniversite ile araştırma-geliştirme faaliyetlerine en yüksek harcama yapan illerin başında gelmektedir. Özel sektörün Ar-Ge çalışmalarını özendirmek, üniversite-sanayi ve sanayi-sanayi işbirliklerini artırmak, ortak çalışma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla önemli çalışmalar yapılmaktadır.

Eskişehir toplam projeler içindeki %1,3 payı ile en fazla proje başvurusu yapan 10. il konumundadır. Seramik Araştırma Merkezi (SAM), Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP), Sanayi Geliştirme Merkezi (SANGEM) gibi kuruluşlar teknik bilginin geliştirilmesi ve pratiğe dökülmesi amacıyla üniversite sanayi ve kamu işbirliğine örnek olan önemli yapılardır. Ayrıca Eskişehir’de geleneksel olarak düzenlenmeye başlayan Ar-Ge Proje Pazarları, üniversite ve sanayi ortak çalışma kültürünün geliştirilmesinde önemli roller üstlenmektedir.

Eskişehir için kişi başı Ar-Ge harcaması 380,89 lira hesaplanmıştır ki bu harcama ile Türkiye’nin kişi başı en yüksek Ar-Ge harcaması yapan 2’nci ili konumundadır.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı