ARKEOLOJİMÜZETARİH

ESKİŞEHİR ALAEDDİN CAMİİ

ALAEDDİN CAMİİ ÖZELLİKLERİ

Eskişehir, Odunpazarı İlçesi sınırları içerisinde yer alır. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde 1267 yılında III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yapılmıştır. 1267 yılından sonra cami üzerinde değişikler yapılmış, restorasyonlarla Selçuklu mimari özelliklerini yitirmiştir. Kendi adı ile anılan parkın içerisinde bulunan cami şehrin en eski camilerindendir. Alaeddin Camii çevresinde Alaeddin Parkı adıyla anılan yeşil bir alan bulunuyor. 1944-1951 yılları arasında müze olarak kullanılan cami, bu tarihten itibaren tekrar onarılarak ibadete açılmıştır. 

Cami; dikdörtgen planlı, tek mekânlı, son cemaat mahalli bulunan, ibadet mekânı ortada kubbenin örttüğü ahşap kirişlerle kaplıdır Moloz tas, tüm duvarlarda; ahşap, tavan ve kubbedeki kaplamada kullanılmıştır. Yapıda günümüzde yapılmış birkaç kalemisi süsleme dışında süsleyici bir öge yoktur.

Caminin yanındaki kabristan Alaadin Parkı oldu

Caminin yanındaki kabristan 1948 yılında kabirlerin kaldırılması ile parka dönüştürülmüştür. Günümüzde Alaadin Parkı olarak bilinmektedir. Cami 1952 ve 1976 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1995 yılında da Cami Koruma Derneği tarafından yenilenmiştir.

Günümüze ulaşabilen eski minare

Günümüze ulaşabilen eski minare gövdesindeki kitabeye göre, 1262 yılında Cacaoğlu Nureddin tarafından tamir edilmiştir. Bir Selçuklu camisi iken restorasyonlar ile orijinal şeklini kaybetmiştir. 1944-1951 yılları arasında müze olarak kullanılmış çevreden toplanılan ve Eskişehir Arkeoloji Müzesi´nin temelini oluşturacak tarihi eserler burada depolanmıştır. Eskişehir Arkeoloji Müzesi´nin açılması ile cami tekrar ibadete açılmıştır. 600 metre kare alanı olan cami 1000 kişilik cemaat kapasitesine sahiptir.

Minare kaidesi üzerindeki kitabe

Okunuşu :

1- Bismillâhirrahmânirrahim. Umira hâzihi’l-minâretü’l-mübâreketü fî eyyâmi devleti’s sultân
2- El â’zâm imâm’ud-dünya ve’d-din Ebu’l-feth Keyhüsrev bin Kılıç Arslan burhânü emîril-mü’minin.
3- Alâ-yed’il- abdi’z zaîfi’r-racî ilâ rahmet-i Rabbi’l el-lâtif Ebu’l-Harb Cibril bin Caca.
4- Edâmallâhu devletehu fi şehri’l-mübârek Zilhicce min şuhûri sene sittîn ve sitte mie. [660]


Anlamı :
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla. Bu mübârek minâre, büyük sultan, din ve dünyanın direği, fatihler babası, müminlerin emîrinin delili Kılıç Arslan oğlu Keyhüsrev’in zamanında Allah’ın rahmetini isteyen zayıf kulu, Cacaoğlu Ebu’l-Harb Cibril’in eliyle yapıldı. Allah onun devletini dâim eylesin. Ekim 1262

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı