ARKEOLOJİEĞİTİMESKİŞEHİR GENELGeziKÜLTÜRMÜZESANATTabiat AlanlarıTARİH

BALLIHİSAR/PESSİNUS AÇIK HAVA MÜZESİ

Eskişehir’ in merkez de bulunan müzelerin den bahsettiğimiz yazılar dan bu kez de Anadoluda ki Kybele (kutsal kent) denilen yeri
Pessinus‘a değineceğiz, bir köyün nasıl antik kentle iç içe yaşadığına tanıklık edeceksiniz. Ballıhisar bir medeniyetin üzerine inşa edilmiş bir köy, belki de yaşadığımız topraklarda zamanının da Friglerce Kibele diye de adlandırılan ana tanrıçanın bulunduğu en önemli tapınma yerlerinden biri olarak bilinmektedir.

Adalet tanrıçasının (Kybele) Pessinus ana tanrıça için yapılmakta olan törenlere sahne olmuş ve o dönemlerde kendini ana tanrıçaya adayanların merkezi konumuna gelmiştir.

Erkeklerin kendilerini ana tanrıçaya adamak için Pessinus’ta erkeklik organlarını kestiği bilinmektedir. bu bölgeyle sırlarıyla ilgili bir belgesel videomuzu da yazının sonun da izleyebilirsiniz.

Gökten inen tanrıça idolünün (büyük olasılıkla bir meteor olan siyah taşın) bulunduğu yerdi. Romalılar, Kartaca’ya karşı olan savaşı kazanabilmek için bu taşı MÖ 204 yılında Roma’ya götürmüşler ve bunu Magna Mater (Ulu ana) diye adlandırmışlardır.

Bu yazımız da ilçenin nerede, nasıl gideleceği ve tarihini anlatacağız, iyi okumalar.

pessinus antik kenti

BU ANTİK KENT NEREDE

Pessinus Antik Kenti, Ankara-Eskişehir kara yolu üzerinde Sivrihisar’ın 13 kilometre güneyindeki Ballıhisar’da bulunmaktadır. Eski Kral Yolu üzerinde olan antik şehrin üzerinde bugün Ballıhisar Köyü kurulmuştur. Pessinus Antik Kenti Friglerce “Tanrıça Kybele” diye adlandırılan ana tanrıçanın bulunduğu en önemli tapınma yerlerinden biri olarak bilinmektedir.

Pessinus, ana tanrıça için yapılmakta olan törenlere sahne olur ve o dönemlerde kendini ana tanrıçaya adayanların merkezi konumuna gelir. Pessinus’tan geçen Kral Yolu güvenilir ve kestirme olduğundan Roma ve Bizans çağlarında da kullanılır. Antik kentin yakınlarında yol kalıntıları günümüzde de görülebilir.Roma Çağı’nda Pessinus’a giden yollarda mil taşları kullanılır. Hellenistik Çağ‘da şehirdeki tapınak onarılır; meclis binası, stoa, kanal, tiyatro ve yollar yapılır. 1967 yılında Belçika Gent Üniversitesi tarafından aralıklarla 2008 yılına kadar kazı çalışmaları yapılmıştır. 2009 yılından itibaren kazılar, Avustralya Melbourne Üniversitesi tarafından devam etmektedir. Kazılar sonucunda çıkan eserler Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi’nde ve Pessinus’ta kurulan açık hava müzesinde sergilenmektedir.

Köyde Pessinus kalıntılarını ilk tespit eden kişi, 1834 yılında Ballıhisar’ı ziyaret eden Charles Texier’dir. Antik kentin kalıntılarına ilişkin bir tür hayali plan ve restitüsyon çizimi bırakmıştır. 1882’de köyü ziyaret eden Karl Humann ise o zaman görünür halde olan antik yapıların bir eskizini yapmıştır. Alandaki kazılar ancak 1967’de, Gent Üniversitesi’nden Pierre Lambrechts’in yönetimindeki bir Ekibin Alana gelişiyle başlamıştır bu kazının amacı, antik yazarların eserlerinde sıklıkla bahsi geçen ve tasvir edilen ünlü Kibele tapınağını keşfetmek olarak açıklanmıştır.

Lambrechts 1973’te ölümüne kadar kazılara devam etmiştir. Gent kazıları 1987’de John Devreker tarafından yeniden başlatılmış ve 2008 yılına kadar sürdürülmüştür. Bunun ardından, Melbourne Üniversitesi’nden Gocha Tsetskhladze’nin başkanlığındaki bir ekip çalışmaları yürütmüştür.

Ballıhisar, Orta Anadolu platosunun tepeleriyle çevrili ve doğuda Sivrihisar dağ dizisine yaslanan, deniz seviyesinden yaklaşık 950 m yükseklikteki bir vadide bulunmaktadır.

Bu alan oldukça kurak olmasına rağmen, antik dönemdeki su tabanının daha yüksek olduğuna dair izler bulunmaktadır. Pessinus, bugün kuru bir kanal olan ve yalnızca sel veya yoğun yağmur dönemlerinde dolan Gallos Nehri’nin üzerindedir – bunun gerçekten antik bir nehir yatağı olup olmadığı hala bir soru işaretidir, çünkü nehrin antik dönemde çok kez akışını değiştirmiş olması muhtemel görünmektedir.

30 yılı aşkın kazılara rağmen hala alanla ilgili pek çok soru işareti mevcuttur ve Kibele’nin tapınağı henüz keşfedilememiştir.

Antik Yunan ve Romalı yazarlara göre Pessinus MÖ 8. yüzyılda bir tarihte yarı mitolojik Frigya Kralı Midas tarafından Kibele kültünün kutsal kenti olarak kurulmuştur.

Kibele’nin ana tapınağını taşıyan bu şehir daha sonra tapınak kenti haline gelmiştir. Pergamonlu Attalos Hanedanı şehri hâkimiyeti altına aldığında Kibele’nin tapınağını yeniden inşa etmiş ve beyaz mermerden inşa edilmiş portikolar eklemiştir. MÖ 3. yüzyılın sonunda, cennetten düştüğü rivayet olunan bir kült taşı Pessinus’tan Roma’ya taşınmış ve Palatine Tepesi’ndeki Zafer Tapınağı’na (MÖ 191’de açılmıştır) yerleştirilmiştir. MÖ 25 civarında, Augustus İç Anadolu’da Galatya eyaletini oluşturduğunda, Pessinus Roma yönetimindedir. MS 362’de imparator Julian burada ibadet etmiştir.

pessinus antik kenti

Pessinus’a bugüne kadar keşfedilen en erken yerleşim kanıtı yaklaşık MÖ 1600’den bir Eski Hitit testi parçasıdır. “Tapınak Alanı” adı verilen ana kazı çukurunda bulunmuştur.

Burada aynı zamanda küller içeren bir “özellik” de görülmüştür. Bunların radyokarbon tarihlemesi yaklaşık olarak MÖ 1500’ü göstermektedir. Bunlar, alana en azından MÖ 2. binyılın ortasından itibaren yerleşilmiş olduğunu göstermektedir.

Aynı çukurda bronz bir Frig yaka iğnesi ve Orta ve Geç Frig döneminden (MÖ 6. ve 4. yüzyıllar) kalma taş duvar parçaları ve bazı çömlekler de bulunmuştur. Frig kaya mezarları, cepheleri ve Frigya yerleşiminin diğer görünür kalıntıları, Ballıhisar’ın 8-14 km kuzeyindeki (Pessinus alanı) dört konumda açığa çıkartılmıştır. Bunlardan en önemlisi, Pessinus’a 8 km mesafede yer alan ve tümü MÖ 8.-6. yüzyıla tarihlenen bir Frig mezar odası bir üç basamaklı sunak.

ballıhisar köyü pessinus

Modern köyün çeşitli bölümlerinde, Geç Hellenistik, Roma ve Bizans döneminden evlerin  kalıntılarının yanı sıra, atölyeler ve bir Bizans kilisesi ve kalesi kazılmıştır. Bunların hepsinde yerel taş ve mermer kullanılmıştır

İstiklalbağı yakınlarında yaklaşık 12 km uzaklıkta bir mermer ocağı bulunmuştur. Tepelerle çevrili geniş bir vadide yer alan bu alan antik dönemde mezarlık alanları olarak kullanılmıştır. Burada çok sayıda mezarlık belirlenmiş ve bazıları kısmen kazılmıştır. MÖ 3.-2. yüzyıllardan kalmış olan mezarların çoğu zengin mezar eşyaları içeren mermer lahitlerden oluşmaktadır.

Modern köyün doğusuna doğru kuzeye bakan eğimde, Roma imparatoru Hadrian döneminde (MS 117-138) inşa edildiği veya yeniden yapıldığına inanılan ve 8000 seyirci barındırabilen bir tiyatro bulunmaktadır. Mermer oturma yerleri son iki yüzyıl boyunca yerliler tarafından tamamen sökülmüştür.

Kazı Evi ile köye (ve alana) hâkim tepenin üzerindeki Araştırma Merkezi arasında anıtsal bir yapının duvarı görünür bir şekilde durmaktadır. Bu yapı bir “Geç Roma Dönemi yapısı” olarak tanımlanmıştır. Alan 1960’larda kısmen kazılmıştır.

Pessinus’un yaklaşık 8 km güneydoğusunda Karacaören yakınındaki Hamamtepe, bir tepenin üst kısmında, deniz seviyesinin 1600 m üzerinde yer alan bir alandır. Muhtemelen Hellenistik döneme tarihlenen tahkim duvarları ve anıtsal yapıların kalıntıları açıkça görünür biçimdedir.

Alanın ortasında kaya içine oyulmuş büyük bir sarnıç/havuz bulunmaktadır. Yüzeyden toplanmış olan çömlekler Erken Demir Çağı’ndan Osmanlı dönemine kadar çeşitli dönemlere tarihlenmektedir. Şehrin MÖ 1. yüzyıldan itibaren tapınak kentinden Yunan tipi polis’e dönüştüğü ve gelişerek Anadolu’da çok iyi tanınan bir Greko-Romen şehri haline geldiği düşünülmektedir. Bu dönemde, anıtsal yapılar inşa edilmiştir – tapınak kompleksi, spor salonu, tiyatrolar, Sütunlu Meydan vb. Pessinus aynı zamanda kendi madeni paralarını da basmaya başlamıştır.

Pessinus’un sınırları hala net değildir. Avustralya, Türkiye ve dokuz diğer ülkeden öğrenciler ve uzmanlardan oluşan, Melbourne Üniversitesi yönetimindeki ekibin esas görevlerinden biri de şehrin sınırlarını çizmektir.

Bununla birlikte, buluntuların haritasının çıkartılması ve Ballıhisar ve çevresinde gerçekleştirilen kapsamlı etütler, birtakım tahminlerde bulunmamıza yardımcı olmuştur: Hellenistik öncesi yerleşim için 19 ha ve Roma dönemi yerleşimi için yaklaşık 88 ha ile birlikte yaklaşık 18,5 ha mezarlık alanı.

Pessinus’un çevresinde kontrol ettiği toprakların alanını tahmin etmek de zordur.

Bu alanın, muhtemelen Geç Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde oldukça geniş olduğu düşünülmektedir. Bu alan, kuzeyde ve doğuda Dindymos / Günyüzü Dağı ve güney ve batıda Sangarios nehri ile sınırlanmakta, Babe Çeşme (Sivrihisar’ın 2 km kuzeyinde) ve İstiklalbağı, Dinek, Çaykoz ve Karacaören’i (Ballıhisar’dan kuzeydoğu ve güneydoğuya doğru çizilen bir yay içinde, 7-11 km’lik bir mesafede)  içine almaktadır.

Bir sınır taşı İstiklalbağı’nın, bir imparatorluk mektubu ise Tekören’in bu sınırlar içinde yer aldığını göstermektedir. Dindymos’un tepesinde bulunan anıtlar kesin olarak Pessinus ile ilişkilendirilememiştir, fakat Kibele ile ilişkilerinin olması halinde bu bağlantı kurulabilecektir.

Yıllar boyunca yapılan araştırmalara rağmen, Pessinus’un çevresindeki tahkim duvarlarından hiçbir iz bulunamamıştır. Bunun garip karşılanmaması gerekir: Frigya’da örneğin Aizanoi gibi başka duvarsız kentler de vardır. Topoğrafya sayesinde Pessinus duvarlar yerine gözetleme kuleleriyle savunulmuştur: Derin bir vadi içinde yer alması nedeniyle, bu tür kulelerle çevrelenmesi mümkün olmuştur. Melbourne ekibi ve bu ekipte bulunan jeofizik uzmanları altı veya yedi muhtemel kuleyi belirlemişlerdir.

2011’de, Kazı Evi’nin arkasındaki platoda bulunan, bir önceki yılın jeofizik araştırmalarının ortaya çıkardığı (Şek. 13) dairesel bir kuleye sahip bir Geç Roma – Erken Bizans dönemi kalesinin kazısına başlanmıştır (Sektör S) (Şek. 12). Pessinus, Amorium’dan Germa’ya giden, içinden kuzey-güney doğrultusunda geçen Roma yoluna enine bir şekilde yerleştirmiştir. Yolun bazı kesimleri günümüze kadar gelmiştir ve özellikle de İstiklalbağı yakınında açıkça görünür haldedir.

Tekören, Gent ekibi için olduğu gibi Melbourne ekibi için de çalışmalarının odak noktası olmayı sürdürmektedir.

Yüzey araştırmaları, jeofizik etütlerle birlikte sürdürülmüştür. Buradan toplanan çömlek parçaları Bronz Çağı’nda Osmanlı dönemine kadar çeşitli dönemlere tarihlenmektedir. Jeofizik etütleri bazı alanlarda fırın olması muhtemel kalıntıları ve her biri yaklaşık 10 x 5 m boyutlarında, çok sayıda birbirine yakın dikdörtgen yapıyı göstermiştir.

Bağlar alanında, Ballıhisar merkezinin yaklaşık 1,5 km kuzeydoğusundaki yüksek platonun çıkıntısında ve köyün içinden akan Gallos Nehri’nin iki akıntısının birleştiği noktanın üzerinde çok ilginç bilgiler elde edilmiştir. Yüzeyden mermer mimari detayların yanı sıra, çok sayıda çömlek parçaları toplanmıştır (bunların çoğu Geç Roma / Erken Bizans döneminden kalma pitos ve karolardır). Buradaki jeofizik etütler çok iyi bir şekilde korunmuş çeşitli dikdörtgen yapıları ortay çıkarmıştır.

Modern köy merkezinin 500 m güneybatısındaki Harman Yerleri’nde ve aynı yönde bir 3,5 km sonar Tütücünün Ağılın Tepe’de yüzey araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Her iki yerde de yüzeyde çok sayıda Roma çömleğinin yanı sıra mermer mimari detaylar ve mermer bloklar ele geçmiştir. Ballıhisar’ın 5 km batısındaki Gediközü Mevkii’ndeki kurtarma kazıları bu alanın Roma dönemine tarihlenen bir mezarlık olduğunu göstermiştir.

Sonuç olarak, Pessinus ve çevresi halen cevaplanmamış pek çok soruyu barındırmaya devam etse de, Orta Frigya’da çok önemli bir şehir olduğu açıktır – alan ve çevresindeki topraklarda bulunmuş yaklaşık 200 adet yazıt bu savı güçlendirmiştir. Bunlar arasında özellikle Pessinus’taki Kibele’nin Yüksek Rahibi’ne MÖ 2. yüzyılda Attalos kralları tarafından gönderilmiş sekiz özel ve gizli mektup yer almaktadır.

Merkez den bu bölgeye giden sivrihisar araçlarıyla merkeze gidip o bölgeden taksiyle ulaşabilirsiniz.

Adres: Ballıhisar, 26600 Sivrihisar/Eskişehir

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı